Shang-Chi and the Legend of the Ten Rings – İnceleme

Bir sinema sever ve çizgi roman okuru olarak Disney bünyesinde sinema tarihinin en büyük gişe canavarı olan seri haline gelen Marvel Sinematik Evreni’ni takdir etmemek gerçekten zor. Çizgi roman panellerinde gördüğümüz karakterleri, hayal gücünü zorlayan hikayeleri ve destansı sahnelerin bulunduğu panelleri beyaz perdeye yansıtmakta büyük ölçüde son derece başarılı olan serinin iki sene önce çıkan Avengers: Endgame ile zirve yaptığını söylemek de yanlış olmaz. 22 filmlik bir hikayeyi ustalıkla bağlayan Endgame, çoğu seyirci için adeta Marvel Sinematik Evreni’nin finali gibi hissettirmişti.

Fakat, bu devasa serinin arkasındaki Kevin Feige bize Endgame’in sadece 22 filmlik Infinity Saga’nın finali olduğunun sinyallerini uzun süredir veriyordu. Sinema perdesinden fırlayıp Disney+ vasıtasıyla TV ekranlarına da sıçrayan MCU, artık istisnasız her hafta hayranlarına bir içerik sunabilecek kadar genişleyip, Spider-Man Far From Home ile biten 3.faz sonrasında adeta bir içerik üretim fabrikası haline geldi. Fakat şunu unutmamak lazım, Marvel’ın sunduğu film ve diziler her kadar beğenilirse beğenilsin, bizim dilimizde güzel bir söz var: Her şeyin fazlası zarar. Sürekli devam eden, bağlantılı öykülerin uzun uzadıya devam ettikçe kalitesinde düşüş olması, seyirciyi artık şaşırtmaması pek uzak olduğumuz kavramlar değil. Üstelik MCU oldukça uluslararası hayran kitlesine sahip bir marka haline geldikçe çoğu seyirci, karakterlerdeki etnik çeşitliliğin artmasını, sadece Amerikalı kahramanlardan fazlasının görülmesini , hikayenin ekseninin genişlemesini talep ediyor.

Tabuları Yıkmak Ya Da Yıkmamak İşte Bütün Mesele Bu

Kevin Feige ve Disney de bu talebin farkında olmuş olacak ki, Marvel Sinematik Evreni’nin süper kahraman filmleri türü içinde pek çok farklı alt dalı keşfetmeye başlıyor. Disney / Marvel Guardians of the Galaxy ile ilk kez az bilinen karakterleri ve daha deneysel filmleri keşfetmeye başlarken, bu trend Shang-Chi karakteri ile devam etmekte. Fakat, Guardians of the Galaxy, Iron Man ve Avengers filmleri arasında seyirciye sunulan farklı bir tat olarak servis edilirken, Shang-Chi’den bir sonraki film olan Eternals’a baktığımızda MCU’nun beyaz perdedeki geleceği kısmen tanınmayan karakterlere emanet edilmiş durumda. Guardians of the Galaxy bize tanıdığımız süper kahraman filmlerinden farklı olarak bir uzay komedisi sunarken, Shang-Chi And The Legend of the Ten Rings filmi, Uzakdoğu aksiyon filmlerinden esinlenmiş, Black Panther filminin Wakanda mistisizmini bir sonraki noktaya taşıyan fantastik bir destan vaat ediyor. Şaşırtıcı derecede uzun bir kısmı Çince dilinde olan ve yıllardır karikatürize edilen Asyalı karakterlerden kendini sıyırmayı başaran Shang Chi filmi, Uzak Doğu filmlerinin hem görsel hem tematik unsurlarını Hollywood gişe rekortmeni aksiyon filmleriyle harmanlayarak, tıpkı Black Panther gibi başarılı bir kültürel sentez örneği ve keyifli bir aksiyon filmi olmuş.

Hikayeden ve karakterlerden sürprizleri bozmadan bahsetmek gerekirse, filmin ismiyle aynı adı taşıyan ana karakterimiz Shang-Chi, Simu Liu tarafından canlandırılıyor. Kendisinin genç yaşına rağmen, fiziksel performansıyla adeta yılların aksiyon yıldızı gibi bir hava yarattığının altını çizmem lazım, gerek yarattığı sempati, gerek dövüş koreografilerindeki başarısıyla, bana Jackie Chan’in gençlik yıllarını yarattığını söylemem gerek. Shang-Chi’nin yoldaşı olarak filmin mizah yükünün ağırlığını çok büyük ölçüde çeken, Asya-Amerikalı rap sanatçısı ve aktris Awkwafina’nın Katy karakteri ile oluşturulan inanılmaz sevimli bir dinamik var. İkilinin arkadaşlığı, gündelik sorunları ve aile yaşantıları oldukça tanıdık hissettiriyor, bu da karakterlere seyirci olarak kısa sürede bağlanmamıza yol açıyor. Üstelik kendilerinin Amerika toplumunda yaşayan Asyalı bireyler olarak maruz kaldıkları ırkçılık ve ayrımcılığa dair ufak dokunuşlar oldukça etkileyici. Bir Marvel süper kahraman filmi elbette baş düşmansız olmaz, antagonist olarak da karşımıza Hong Kong sinemasının usta aktörü Tony Leung tarafından canlandırılan Wenwu karakteri var.

Dayak Atmanın Duygusal Tarafı

Wenwu karakteri Shang-Chi’nin babası olması sebebiyle aralarındaki ilişki standart bir süper-kahraman / baş düşman ilişkisinden çok daha fazlasını bize sunuyor. Tony Leung’un performansının filmin en ilgi çekici kısmı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Böylesine usta bir oyuncuya yazılan baş düşmanın tek boyutlu bir kötü adamdan ziyade, çok daha trajik ve kompleks bir karakter olduğunu görmek, bir sinema sever olarak son derece keyif verici. Kendisinin gözüktüğü her bir sahnede seyirciyi ekrana kilitlemeyi başaran kötü adamlar kervanına biri daha eklendi diyebiliriz, üstelik Wenwu karakteri çizgi roman okurlarına başta pek tanıdık gelmese de, Iron Man 3 filminde Marvel hayranlarına vaat edilen Mandarin karakterinin kendisiyle bağlantısı ve filmin adında geçen 10 Halkalar’ın gerçek sahibi olması kendisinin asıl kimliği konusunda hayranların kafasında bir fikir oluşturmuştur diye tahmin ediyorum. Film hakkında hiçbir sürprizi kaçırmamak adına sadece şunu söyleyebilirim, Iron Man 3 sizde hayal kırıklığı yarattıysa, bu filmdeki sürprizler sizi bu konuda oldukça tatmin edecektir, eğer Iron Man 3’deki Mandarin sürprizini benim gibi ilginç bulduysanız ise, yine hoş bir sürpriz burada mevcut.

Shang-Chi filminin karakterler arasındaki ilişkileri ve kuvvetli oyunculukları ile duygusal açıdan etkili sahneleri bulunuyor bulunmasına fakat uzak doğu aksiyon filmlerinden esinlenmeleriyle en iyi yaptığı iş tartışmasız aksiyon sahneleri. Ustalık eseri bir dublörlük örneği ve A kalite dövüş sahnesi koreografilerle rahatlıkla bir süper kahraman filmlerinde gördüğüm en kaliteli dövüş sahnelerinin bazılarına Shang-Chi filminde şahit oldum. Aksiyon sahnelerinde özellikle en sevdiğim nokta, Asya dövüş sanatı filmlerinin çeşitli alt türlerinden gerçekten nasıl ilham aldıkları ve çeşitli aksiyon sahneleriyle onlara nasıl saygı duydukları oldu. Hero veya House of the Flying Daggers filmlerine benzer silah dansları, Raid filmindeki gibi hızlı vuruşlarla acımasız yakın dövüş dövüş sekansları veya Jackie Chan tarzı uçan tekmeli kung-fu mücadeleleri… Hepsinin başarılı örneklerini gözlemlemek mümkün. Aksiyon ve dövüş sanatları filmi sevdalılarını memnun edecek sayısız sahne var ve hepsinin bu kadar iyi kotarılması beni fazlasıyla şaşırttı. Bazı dövüş sahnelerini Youtube’dan açıp tekrar tekrar seyredeceğime eminim.

MCU’nun Son Yıldızı Shang-Chi’ye Merhaba

Hem duygusal açıdan vurucu sahnelerin hem de böylesine kaliteli aksiyon sahnelerin olduğu bir film şu ana kadar kusursuz duyuluyor ancak karşımızda kusursuz bir iş yok. Filmin seyir zevkini son derece yükselten unsurlardan biri olan mizahı, büyük ölçüde çok iyi olsa da, MCU filmlerinde dramatik anların ve filmin en kilit noktaların yersiz şakalarla kesilmesi artık son derece can sıkıcı hale gelmeye başladı. Maalesef bunun pek çok örneği Shang-Chi filminde mevcut. Bu en dramatik anlarda araya giren yersiz şakaları filmlere koymayı bıraktıklarında, MCU filmlerinin çok daha iyiye gideceği kanaatindeyim. Bununla beraber, aksiyon sahnelerinin bu kadar kaliteli olduğu bir filmi, yine CGI yaratıklara fazlasıyla başvurulan, ne olup bittiği seçmenin zor olduğu bir sahneyle savaş sahnelerini sonlandırmasını biraz abes buldum. Bilgisayar animasyonu yaratıklardan ziyade, birebir bir dövüş sahnesiyle Shang-Chi çok daha etkileyici bir final sunabilecek iken, bu alanda sınıfta kalmış. Marvel filmlerinin ve dizilerinin sürekli düştüğü bu hataların Shang-Chi’de de tekrarlanması artık iyice göze batmaya başladı.

MCU filmlerinin belirli klişelerinin varlığına rağmen, Shang-Chi And the Legend of the Ten Rings filminin iyi bir sinema yapımı ve MCU hayranları için çok iyi bir orijin hikayesi olduğunu düşünüyorum. Asya kültürü ve sinemasına verilen değer, güçlü oyunculuklar ve muhteşem aksiyon sahneleriyle Shang-Chi filmini herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Üstelik, After-Credits sahnesinin MCU’nun geleceği için son derece heyecan verici gelişmeler vaat ettiğini söylemeden geçmeyeyim. Filme bir de puan vermem gerekirse 7.5/10 benim adıma ideal olacaktır. Shang-Chi’nin MCU içindeki geleceğini ve Avengers ekibine katılmasını merakla bekliyorum. Yeni süper kahramanımız hayırlı olsun.

celix

Bendeniz Serdar çelik.Nam-ı diğer celix. Önerileriniz ve eleştirileriniziçin benimle iletişime geçebilirsiniz.(Küfür etmeyin gardaşlar) edamedya@gmail.com dijilab@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir